28 Nisan 2010 Çarşamba



Kolları kollarıma, dudakları dudaklarıma ve dizeleri dizelerime geçmişti. Bir yandan konuşuyor bir yandan birleşiyorduk. Buhranlı sevgilim iki saat önce inmişti hava alanına. Saçlarında Londra havasıyla sıcağı sıcağına sevişmeye başlamıştık. Arınmak için duşu değil beni tercih ettiğini söyleyip gururumu okşadı, ardından penisimi.
Kükredim.
Bana kendini ilk kez yağmaladığı yerde, oturma odasındaki çiftli koltuktaydık. Terlememiştik, ön sevişme aceleye getirilmiş bir hediye gibi arzusuzdu. Bu yüzden sevişme de acısız ama tatminkar olmalıydı.
Uzun zaman olmuştu. Tüm coğrafyasını öpmek istedim. Tüm dilini yutmak.  Zaten bir kaç dakika sonra o kusursuz coğrafyanın, kutsal topraklarına çocuklarımı gömecektim. Asla doğamayacak çocuklarımı. Çünkü kusursuz sevgilimin sürekli unuttuğu bir şey vardı. Ben daha çocuktum ve asla baba olamayacaktım.




2 yorum:

  1. düşlerim küskün
    sen barışık kal,
    ben seni buldum
    tenime dokun, sen de beni bul..
    ben sana kızıl'deriliyim;
    imgelerini uçur..

    ölüm kokuyorsun
    kedi'm gibi
    o öyle kokmuyordu
    onu öpmeden önce..

    uyandım ben, başLat geceyi.

    YanıtlaSil